« Orta Yaşlı Bir Aşk Hikayesi | Ana Sayfa | Hep (mi) aynı? »

September 24, 2008

Gelecek

Rakı sofrasının vazgeçilmez ikilisi kar beyazı bir peynir dilimi ile açık sarı, bal tatlısı bir parça kavunun yanına kurumuş bir yaprak düşüverdi o akşamüstü.

Minik kara kuru bu sonbahar yaprağıydı adama hayatından bir yazın daha geçip gittiğini idrak ettiren. Öncesinde farkında bile değildi...

-İsyan etti:

Ah... Güvenli geleceğe hazırlanayım derken bir çırpıda geçiveren zaman!

Ah...  "Sürprizler" adı altında göz boyayarak, bundan sonra
geçirilecek kaç yaz, yenebilecek kaç dilim kavun, içilebilecek kaç kadeh rakı kaldığını bile bilme hakkını insanoğlunun elinden alan hain hayat!

-Düşündü:

Ayak parmakları nasır tutana kadar kan ter içinde koşuşturarak birşeylere yetişmeye çalışana da,
Durup ciğerlerine derin bir nefes çekerek etrafında koşuşturanları sakince izleyene de aynı zamanda gelmeyecek miydi ki sanki "gelecek"?
Üstelik herkes için beraberinde, hiç hesaba katılmayan birçok şeyi sürükleyerek...

-Sordu:

O halde, neden dur(a)mıyordu?

Yorumlar

Bu yazı yoruma kapatılmıştır.

Picture_2

Merhaba,
Yazılarım, hayatım siyahkugu.com'da "Hayatın tadını üzerine düşünerek cıkaralım." Yorumlarınız için: siyahkugu@gmail.com

Pınar