« Yalnızlık üzerine... | Ana Sayfa | Orta Yaşlı Bir Aşk Hikayesi »

August 31, 2008

Martılar

Kanatlarını iki,üç, beş çırpıp hararetlice, sonra durulup da süzülen, bu huzuru ve özgüveniyle herkesi kıskandıran  o martılar kadar rahat ve hür olmayı düşlüyordu bir akşamüstü  gökyüzüne bakan bir adam...
Karnı tok, sırtı pekken ve bir içki sofrasında bunu durup (dururken) düşünme fırsatını bulmuşken.

Oysa yükseklerde uçan o şehir martılarından biri olsaydı şayet, bilecekti nasıl aç olacağını karnının...

-Ne şehir insanı anlayacaktı bir martının halinden, ne şehir martısı bir insanınkinden. Ortak noktayı bulmaya çalışmak, "abes"ti...

Yorumlar

Bu yazı yoruma kapatılmıştır.

Picture_2

Merhaba,
Yazılarım, hayatım siyahkugu.com'da "Hayatın tadını üzerine düşünerek cıkaralım." Yorumlarınız için: siyahkugu@gmail.com

Pınar