Kebapçı
Sivas Kebapçısı ve aklımın almadıkları...
14 yaşındayken de bir insanın fikrinin doğruluğunu ona karşı gelenleri canice öldürerek ispatlamaya çalışmasını aklım almamıştı. Fikir tartışmaları geçmeliydi fikir savaşlarının önüne. Kağıt, kalem değil miydi silahtan, ateşten, toptan tüfekten kuvvetli olması gereken? Bizlere öğretilen?
29 yaşındayım.
Aklımın almadıkları teknoloji ilerledikçe, bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça, ben okudukça, öğrenmeye çalıştıkça inadına büyüyor. Bir boşluk ki kapanmıyor. Dipsiz bir kuyu, beni dibi varmışçasına içine çekiyor.
Çepeçevrelenmiş yanık et kokusu ile insanın insafsızlığını, tüyler ürperten vahşetini, aslında düpedüz ölümü çağrıştıran bir kebapçıda,- nam-ı diğer ölümün beş yıldızlı oteli olmuş bir mezarda– insanoğlu dediğin nasıl rahatça yer, içer, hangi sözüm ona usta şişe dizer mıncık mıncık edip bıraktığı kebapları, yine aklım almıyor...

Yorumlar