« Aile "Saadet"i | Ana Sayfa | Apocalyptica »

April 01, 2008

Yeller

Nisan yağmurları yıkamamıştı henüz bastığım toprağı,

Narin papatyalar taze biçilmiş yeşil çimlerin üzerinde sere serpe uzanmış keyif çatıyorlardı

Yitip gitme kaygısını uzakta tutan fikr-i sabitlikleriydi belli ki:

Güzellerdi...

Güzeller,
Bir de böyle mağrur bakarlarsa etrafa,
kimse kıyamazdı hayat boyu
onlara


İlk kez yanaştığım bu yamaca,
Papatyaların renkli asaletleriyle buluşmak için değil,
Ketum yellerle yüzleşmeye gittiğimi anladım estiğinde aralarından biri sertçe,

Hemen iki yana açıverdim sıska kollarımı, hasretle,
Sımsıkı sarmalamalarımla sakinleştirmeye çalıştım onu,
Soğuktan titreyen ellerim ne kadar içten olabildiyse...

Hafiflettiğimde bu hain ayazı, neden sonra,
Anladım birşeyler söylemek istediğini bana

Sesini duymak için susturdum karaçamlara üşüşmüş sakaları bir anlığına,
"İşte budur özgürlük!" diye fısıldadı iki büklüm eğilerek, kulağıma

Yıllardır itaatkar olan atlar başkaldırdılar içimde
Hissettim kopardıklarını, güçlü dizginlerini haşince

Karıştı dört nala koşturan atlarımın hevesli kişnemeleri
Sahildeki yaşlı kayalıklara diklenen kara köpüklü dalgaların seslerine

Susturduğumdan olsa gerek şarkılarını,
Sakaların hepsi kaldırıp tek tek küçük kuyruklarını çatallı kuru dallardan
Uçup gittiler esen yellere aksi bir istikamette...

Kuşlar usulca kanat çırparken batan kızıl güneşe doğru,
Yanaklarımı okşayıp saçlarımı yaladı yellerden bir yenisi,
Yüreğimi ısıttı o an içime kıvrılan sırnaşık pasaklı bir sokak kedisi
Onu daha iyi hissedebilmek için sımsıkı kapattığımda gözlerimi
Canımı acıttı nankör ve keskin bir tırmık darbesi!

Birkaç damla yaş süzüldü kaskatı gözlerimden

Hüzünden mi,
Mutluluktan mı,
Hayal kırıklığından mı
Bilemedim...

İstediğinde sever, sevdirir,
istemediğinde çekip gidermiş kediler...
Ben de böylece öğrendim.

Tırmık acısıyla ateş kesen avuç içlerimden
Yellerden en gözü karası kıskıvrak kavradığında,

Savunmaktan kollamaktan yılıp
Savurma anı gelip çatmıştı artık
kendimi

Bir yolculuk, pamuk bulutların arasında,
Herşeye değerdi ne de olsa...

Gözlerine isteklice bakıp
Boynumu hafif sola doğru bükerek
Teslimiyetini beyan ettim
İnce bileklerimin

....

Yeller esiyordu
Yerinde eski Ben'in...

Yellerden bu gözü en karası
Yamaca geri indirdiğinde
beni

Bundan böyle hayatımda tek yapacağım,
Papatyaları kucaklamak olacaktı...

Yorumlar

Bu yazı yoruma kapatılmıştır.

Picture_2

Merhaba,
Yazılarım, hayatım siyahkugu.com'da "Hayatın tadını üzerine düşünerek cıkaralım." Yorumlarınız için: siyahkugu@gmail.com

Pınar