"Uç"aktan "İstanbul"
Bir Cuma gecesi, tepeden baktığımda sana, işveli ve arsız aşifteler gibiydin İstanbul.
Tek değildim göz kırptığın, o renkli ışıklarınla...Ve cilvenden belliydi, hiçbir zaman o "ışıl" bakışlarının "tek" sahibi olamayacağım da.
Belki de en aşifte bendim. Öyle ya, terk ediyordum aniden seni, daha mutlu olacağım Bodrum Bitez yollarında.
Mağrurdun.
Mağrurluğun nasırlaşmasındandı artık yüreğinin.
Ve yüreğinin aldığı bu hal, alışmışlığındandı belli ki, kimin eli kimin cebinde artık bilememeye - özellikle böyle karanlık çöktüğünde- ve ani terk edilişlere.
Bana da “ha varsın, ha yoksun”, “sen de gelip geçicilerdensin” diyordun adeta.
...
Ertesi sabah olmadan daha, unutabilirdik birbirimizi seninle restleşerek, kolayca
Ah bir de içindeki o en sevdiklerim olmasa...

Yorumlar