Bodrum sabahında...
"Yokuş başına geldiğinde Bodrum'u göreceksin. Sanma ki sen, geldiğin gibi gideceksin.
Senden öncekiler de böyleydiler akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler"
Cevat Şakir Kabaağaçlı / Halikarnas Balıkçısı
Denizin dibindeki minik balık sürülerini mi takip edeceğini,
Dışındaki yeşil-mavi kucaklaşmayı mı seyreyleyeceğini şaşırmak. Ve heyecanlanmak aynı andaki bu çifte manzarayla...
Dingin masmavi denizi sırtına almak çarşaf niyetine ve uzanarak gökyüzündeki bulutlara dalmak
Fuşya-beyaz begonviller toplayıp beyaz, kutu kutu evlerinin üzerinden, yüreğindeki en derinlere takmak
Uyanmak şaşkınlığından mı yoksa Ege'nin keyif düşkünlüğünden mi böyle geç öttüğünü bilemediğin bir horozdan önce ve şakalaşmak onunla
...
Aşk daha "doğru", daha "gerçek" ve daha "yoğun" olana dair bir özlemden kaynaklıysa gerçekten, aşığıyım Bodrum'un ve nankör, dokuz canlı, ikircikli bir kedisiyim doğma büyüme, İstanbul'un...
Halikarnas'ta bir balıkçı, uslanmaz bir ayyaş, doğa sevdalısı bir heykeltraş, bohem bir yazar... Ne olacağını şaşırmış, mutlu bir
"ruh"um Bodrum'da...



Yorumlar