"Doğa"l ol
Kendi gölgesiyle bile dans edebilen küçük bir kızın neşesini yitirdiğini fark ettiğinde,
Düş yollara, karış doğaya , alabildiğince yol al
yalnız
"ol":
Bir ada vapurdan atılan en susamlı simit parçasını yakalayabilen bembeyaz bir martı ol, bil karnının doymasının nedeninin atikliğin olduğunu
Sarıl bir ağaca öyle "iç"ten ki, ağacın dallarından sarkan sapsarı eriklerden teki ol, at kendini aşağıya dalından ve tozlan yuvarlanarak yollarda...
Yemyeşil çimler üzerinde uçuşan beyaz bir kelebeğin üzerindeki tek benek ol, seni ilk gören parmaklarıyla tekrar göstermeye çabalayıp dursun diğerlerine, ama sen sadece bir kere göster kendini, o ilk görene...
En güzel pilici tavlamaya çalışmak için ordan oraya koşuşturan kırmızı ibikli horoz ol ve hiç kaybetme "en güzeli" bir gün elde edebilecek olma ihtimalinin sana yaşattığı o "anlık" tatlı heyecanlarını
Yaprakları sararan mis kokulu bir sardunyanın pembe kalabilmiş tek çiçeği ol, pembe ışıltılı bakışlarınla yalanla cansızlığını çevrendeki yaprakların...
Kuş seslerinin huzuruyla bir hamakta dalınan mışıl mışıl uyku ol, bil mışıl mışıl olamayan uykuların hiç de huzurlu olamayacağını...
Mışıl mışıl bir uykuyu en tatlı yerinden bölen arsız bir cırcır böceği ol, sesini çıkartamazsan sen sessizlikte bile, kimse duyamaz ki seni...
"Beş ytl verirsen ben de karnımı doyururum abla" diyen faytoncunun atı ol, siyahi parlak derisi hoyratça kırbaçlanan. Acıyı bilmezsen anlayamazsın ki acı çekenleri...
Yüksel göğe gece olduğunda, yıldızların içinden süzül sessizce, sapsarı parlayan hilal bir ay ol,
Özgür ol,
"Doğa"l ol...




Yorumlar