Asmalımescit dilencileri
Asmalımescit'te bir sokak kahvesinde oturuyoruz.
Her bir masadan yükselen sesler, uğultulaşıyor masamıza geldiğinde...
Beyaz şaraplarını yudumlayan rahat kıyafetli turistler, öpüşen sevgililer, resimlerini satmaya çalışan ayyaş bir ressam...
Çiseleyen yağmur ardından güneş göstermiş yine yüzünü göstermesine ama hafif bir serinlik hala omuzlarımızı ürpertiyor...
Bir akordeon sesi bölüyor sohbetimizi.
Yaşlı bir karı kocanın, ortak cılız seslerinin "kalem ister miydiniz?" diye bölmesinden hemen sonra...
Akordeondan çıkan melodinin sahibi bir baba.
Yanında pembe tombul yanaklı bir küçük kız bebek, genç anasının kucağında, anasının elinde bozukluklarla dolu bir kap. Ailece dileniyorlar. Az önceki yaşlı karı koca gibi...
Ne tuhaf diye geliyor aklıma.
Asmalımescit'te o gün, her vicdana, her sevgiye hitap eden bir dilenci var.
Kimi bebek seviyor diye atıyor birkaç bozukluk akordeoncunun karısının elindeki kaba
Kimi de benim gibi saçları beyazlamış, kamburu çıkmış bir çifti oralarda görünce el ele, dayanamıyor işte...

Yorumlar