İlişkinin kumdan kaleleri...
Düdüş'e
Güzeldir heyecanı bir çocuğun deniz gördüğündeki ve coşkuyla sarılması yaptığı kumdan kalelere, tüm emeğinin o akşamüstü cılız bir dalga ile yıkılabileceğini bilse de...
Çocukluk aslında heyecandır,ümittir. Bir adım sonrasını düşünmeden, planlamadan yaşamak, çünkü buna aklının çok da ermemesi aslında, güzeldir.
Eskiyip yıpranmanın göstergesi midir üçer beşer "uzun" atlayarak kaçırdığımız heyecanlar ilişkilerimizdeki?
Yoksa olgunlaşıp da geçen yıllar sonunda, ilişkinin kendini ispatladığı eminliğin ve karşılıklı güvenin o tepe noktasında bir durup, "huzur"lu bir "oh" çekerken ciğerlerimize, artık dahasına gerek duymamak mı?
Umursamamak mı eskisi kadar?
Bitmesi mi bir yerlerinin ilişkinin yoksa yeni başlaması mı bir başka “noksan sürprizli” ama “huzur dolu” evresinin? Nasıl bir şey bir ilişkide öylesine “emin olmak” ki birbirinden, artık bilmek beklememek gerektiğini bazı şeyleri? Ve alışmak sorgulamamaya çıplak gözle görünebilen eksilen o eski güzellikleri.



